Uzun zamandır yazmadığımı fark ettim. Yazmak en iyi rahatlama kaynağı benim için. Bazen içimde o kadar şey birikiyor ki konuşmak dahi istemiyorum. Yazarak bunları atmak en güzel yol. Geçtiğimiz yıldan beri hayatımda o kadar fazla değişken oldu ki. Çok fazla şey ile mücadele etmek zorunda kaldım.
Bir Pazar günü uyanmış, evde dinlenirken gelen bir telefon ile alt üst oldum. Telefonun diğer ucundaki ses babamın ambulansla hastaneye geldiğini söylüyordu. Nasıl toparlanıp gittiğimi bilmiyorum. Orada öğrendim ki bir hafta önce babam tabureden düşmüş. Kafasını çarpmış. Kimseye bir şey söylememiş. Neyse hastanede yapılan tomografi ve MR görüntülemesi sonucu beyin kanaması geçirdiği saptandı. Ameliyatsız geçebileceği, bu nedenle bir süre beklememiz gerektiği söylendi. Böylece hastane serüveni başladı. Aradan geçen 3 gün içinde konuşması bozulmaya başladığında kanamanın durmadığı ve ameliyata alınması gerektiği söylendi. Uzun bir ameliyat sonrası yoğun bakım vs derken taburcu olduk. Her şey yolundaydı. Hatta seyahat bile edebilirdi. Yalova’ya yazlığa gittiler. Oradayken bir sabah kendi kendine tuvalete girmeye çalıştığında başı dönmüş ve tekrar düşmüş. Apar topar geri döndüler. Hastaneye gittik. Yeniden bu sefer farklı bir bölgede kanama olduğu ve acilen ameliyata alınması gerektiği söylendi. Fakat kalp ritminde sorun vardı. Onu düzene alamadan ameliyat olamazdı. İlaç ile düzelebilirdi ancak bekleyecek vakit yoktu. Şok ile kalbi durma derecesine getirip yeniden çalıştıracaklarını, ama riskli olduğunu söylediler. Mecburen o belgeye imza attık. Kardeşim ile hayatımızda verdiğimiz en zor kararlardan biriydi. Düşünsenize yeniden geri gelemeyebilirdi ve biz buna onay verdik.
İkinci ameliyatta başarıyla geçti. Yine uzun bir yoğun bakım, hastane süreçlerinden sonra taburcu oldu. Şu anda her şey yolunda. Şükür ki bir hasar kalmadan bu durumu atlatabildik.
Bu süreçler ruhen beni çok yordu. Hiçbir şey tat vermez oldu. İş desen yapamadım. İçimden hiçbir şey gelmiyordu. Uzun bir süre akıntıya kapılmış bir yaprak tanesi gibi bir oraya bir buraya savruldum. Terapiye başlamaya karar verdim. Aldığım en doğru karar olduğunu söyleyebilirim. Terapi süreciyle kendimle hesabımı yapabiliyorum.
Hayatımın kontrolünü ele almaya karar verdim. Yeniden işime sarıldım. Yapabileceklerim için emek ve çaba sarfetmeye başladım. Hayır diyebiliyorum artık. İstemediğim bir şeyi yapmıyorum. İstemediğim yere gitmiyorum, istemediğim insanla görüşmüyorum.
Uzun zamandır aklımı, kalbimi meşgul eden toksik iletişimi de hale yola koymaya başladım. Olmayan bir şeyi oldurmaya çalışmak, onun için kendinden, karakterinden fedakârlık etmenin dünyanın en saçma şeyi olduğunu gördüm. Bu durum insanın kendisini değersizleştiriyormuş bunu anladım.
İlgi alanlarıma da yöneldim. Spiritüel alanda eğitimler aldım, alıyorum. Keyif alıyorum.
Kısacası kendimi seviyorum. Canım kendim 😊
Webunya başka bir dünya
