Anasayfa / Köşe Yazıları / Milenyum Fetişi: Dert anlatmaktan haz almak.

Milenyum Fetişi: Dert anlatmaktan haz almak.

Milenyum Fetişi: Dert anlatmaktan haz almak.

21.YY’ a girmemizle beraber teknolojik, siyasal, kültürel aç?dan birçok de?i?ime u?rad?k. Büyük rahatl?klara zemin haz?rlayan bir dönem olmas?n?n yan?nda bizden ileride olan ülkelere uyumlanma, yeti?me sürecinde biraz zorluklar ya?ad?k ve kimi noktada hala ya?amaktay?z. Son teknoloji bilgisayarlara, müthi? h?zda ula??labilen sonsuz bilgiye, her ?eyi tek cihazla halledebildi?imiz yani telefonlara, bizce uyum sa?lad?k sa?lamas?na da! Nedir peki uyum sa?lamakta zorluk çekti?imiz ?ey?

Bizlerin yeti?mek zorunda hissetti?i, o teknolojiyi geli?tirmek de?il, o teknolojiye paras?n? verip sahip olmak. ?imdilerde biz her ?eye paras?n? verip sahip olmak istiyoruz ki hakikaten de oluyoruz. Ama bu bizi mutlu etmiyor. Her ?eye sahip olmak insan? mutlu etmiyor art?k.

Sürekli ?ikayet eden insanlarla oturup kalkar olduk. Kime selam versen, dert kusmalar?na ?ahit olduk. Kusmak derken abartm?yorum, son zamanlarda arkada?lar?n?zla sohbetlerinizi ?öyle bir dü?ünün. Siz susars?n?z o anlat?r, ne sizin ne de onun hayr?na de?ildir anlat?lan genelde, ula??lmas? istenen ama üzerine pek de çaba gösterilmeyen bir dolu kelimeyi b?rak?r masan?n üzerine. Asl?nda merak etmedi?i sorular? sorar, sizi dü?ünmeye sevk eder, ama dinlemez bile. Üzgünüm fakat insanlar sizi genelde dinlemezler, yüzünüze bakarlar evet, lakin o s?rada verecekleri cevab? dü?ündükleri için sizi duymazlar. Yeti?tirmek zorunda hissetti?imiz ?ey laft?r ço?u zaman. Ve genelde sava??r?z bir ?ey anlat?rken bizler, sohbet gerçekten yorucu olur böylelikle. Genelde geçmi? aç?l?r masaya, geçmi?tir asl?nda bitmi?tir, de insan?n üstün karakterinden dolay? yedirememi?tir kendine, yer etmi?tir o, sana anlatarak hafifleyece?ini dü?ünür kendini de üzer yine yeniden, seni de ?i?irir yok yere. Kat? m? dü?ünüyorum? Geçmi?le ilgili ne gelebilir elinizden? Nas?l müdahale edebilirsiniz? Sonras?nda yapacaklardan ya da ?u an yap?landan çok k?sa söz edilir. Hangi sohbet iki ki?i aras?nda geçer peki? Biraz ba?kalar?n?n hayat?ndan da söz etmek laz?m. Önce ay?plamak gerek tabi ki. C?k c?k c?k. Sonra özenilen hayat? anlat?p iç geçirme k?sm? ba?lar. ‘’Kad?n ne gezdi be! Tabi benim de kocam bu kadar zengin olsa ben de onun gibi olurum!’’ Bak?n bunlar hep Instagram, Facebook. Uzmanlara göre bu mutsuz ruh hallerinin en önemli nedeni kullan?c?lar?n arkada?lar?n?n profillerinde gördükleri olumlu haberler. Normalde insanlar?n kendilerine benzeyen ki?ileri k?skanma e?iliminde olduklar?n? ifade eden proje yöneticisi Hanna Krasnova, kullan?c?lar?n Facebook üzerinden di?erleriyle ilgili daha fazla bilgiye sahip oldu?unu ve kendilerine benzeyen insanlar? çok fazla k?skand?klar?n? belirtiyor. Darmstadt Teknik Üniversitesi`nden Thomas Widjaja ise kullan?c?lar?n Facebook`ta sürekli arkada?lar?n?n olumlu iletilerini gördükçe kendilerini de?ersiz hissettiklerini belirtiyor. En çok k?skançl?k yaratan ise tatil foto?raflar?. Ki?iler hayatlar?nda meydana gelen olumlu geli?meleri Facebook sayfalar? üzerinden duyururken olumsuz olaylardan hiç bahsetmiyorlar. Sanal olarak toz pembe gibi görünen hayatlar di?er kullan?c?lar?n k?skançl?k duygular?n? art?r?yor. Hiçbirimiz de i?in arkas?n? görmek istemiyoruz. Halbuki her ?ey  ne kadar ?effaf. Gelelim yar?m kalan sohbete, en son ‘’o beni zaten hiç hak etmemi?ti .’’ diye bir ?ey i?itirsiniz. Siz o s?rada çocuk hakl? m?yd? acaba, diye dü?ünürsünüz fakat d??a ‘’tabi ki de k?z?m deli misin?’’ dersiniz. O gün asl?nda sadece o konu?ulmak istenmi?tir fakat pat diye oraya getirememi?tir kar??daki.  Gerekli ego ok?anm??, rahatlama tamamlanm??, haz noktas?na ula??lm??t?r. Tebrikler! Bugünde doyduk.

 

+‘’Seninle konu?mak çok iyi geldi ya. Eeee, bir daha ne zaman bulu?uyoruz?’’

-‘’Hmmm harf alim.

Hakkında İrem Çevik

1996 Yılında İstanbul’da dünyaya geldim. Uzun bir geçmişe sahip olmamakla birlikte ilk ve ortaokul eğitimimi İstanbul’da tamamladım. Güzel Sanatlara olan yeteneğim çizim / resim üzerinde ağırlıkta olmasına rağmen lise tercihimi Kocaeli Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi’nde müzik bölümünden yana kullandım. Üniversite sürecim İstanbul Teknik Üniversitesi Müzikoloji Bölümünde devam etmekte. Bunun yanında Işık Üniversitesi Müzik Kulübünce çıkarılan 3-2-1 Kayıt adlı dergide müzik üzerine yazılar yazmaktayım. Hobi olarak çizimle ilgilenmeye devam etmekte ve onu profesyonel düzeye çıkartmak için çeşitli girişimler içindeyim. Sevgilerimle…

Bir yorum

  1. Güngör Hatipoğlu

    İremcim tebrik ederim… Yazılarını takip ediyorum. Keyifle okuyorum… Sevgiler..

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*