Anasayfa / Köşe Yazıları / Ne Baban Kral, Ne de Sen Prenses

Ne Baban Kral, Ne de Sen Prenses

Ne Baban Kral, Ne de Sen Prenses

‘’ ?nsanlardan faydalanmak için görünü?ünü mü kullanmaya çal???yorsun? Kitap oku, kad?ns? kurallar uzun zaman önce de?i?ti. Senin gibiler ad?m?z? karal?yorlar. ‘’ (Batgirl & Poison Ivy  / ‘’Batman & Robin’’ 1997)

Bir süredir hatta uzunca bir süredir etraf?mdaki insanlar?n en çok da hemcinsim olan kad?nlar?n mutsuz olduklar?n?, isteklerin, mutlulu?un sadece maddeye ba?l? kald???n?, ayn? ??mart?lm?? küçük bir çocuk gibi o her neyse onu elde edecek olman?n verdi?i heyecanla bir ?eylere tutunduklar?n? görüyorum. Ac?d?r ki buna üzerine ?iirler, destanlar, ?ark?lar, kitaplar yaz?lan, filmler çekilen sevgi ve a?k da dahil.

Türk yazar Hüseyin Cemil Meriç’in tam da bu bahsetti?imi anlatan ve muhtemelen sizin de sosyal medyan?z da orta ya? üstü akraban?z?n payla?t??? bir sözünü hat?rlatmak isterim.  “?nsanlar sevilmek için yarat?ld?lar, e?yalar ise kullan?lmak için. Dünyadaki kaosun nedeni; e?yalar?n sevilmeleri ve insanlar?n kullan?lmalar?d?r.” E?ya sadece madde olan m?d?r peki? Art?k s?fatlar mutlu eder oldu bizleri. O s?fata ula?mak için kullan?r olduk insanlar?. ‘’Anne’’ olabilmek için kar??s?ndaki adam? kullan?r olduk mesela. Sosyal medya sayfan?z? kilitleyen sevgi p?t?rc?klar?, anne olunca sevdi?i adam? payla?maz oldu hatta her yerden kalkt? foto?raflar çocukla foto?raflar konuldu. Aylarca ta??d??? çocuk Instagrama kurban gitti örne?in. Kendimiz için ya?amaz olduk biz arkada??m, mutsuz olmam?z?n nedeni de tam olarak bu. Birileri yap?yor diye bir ?eyler yap?yor, birileri giyiyor diye giyiyor, birileri geziyor diye gezer olduk. Her sene belli ?ehir, ülke ve plajlar?n patlama nedeni de budur. Birileri aram??t?r, bulmu?tur, övmü?tür, sende gaza gelmi?sindir. K?sacas? fikirsiz olduk. Sen bilirsinciler artt? etrafta. Dü?ünmek yorar çünkü sen bilirsin demek rahatl?kt?r hemcinsim çok iyi yapar bunu. O adam? neden seviyorsun diye soruldu?unda ‘’çünkü kendimi prenses gibi hissettiriyor!’’ yan?t?n? al?r olduk. Üzülerek söylemeliyim ki prenses, sen bir prenses de?ilsin. Neden prenses olmak isteyesin ki hem? Do?ru, sen her ?eyin en iyisine lay?ks?n her zaman hastay?m sana. En iyi k?yafetler, mücevherler, sayg?nl?k, her zaman her yere gidebilecek imkanlar? sana sa?layacak bir kasa! ?tiraf etmeliyim ki bazen de hak veriyorum prenses olmak istemene. Hangi masalda y?rt?k bir prenses gördük ki biz? Hep bekledik, hiç ç?k?p aramad?k. Baloda dans ederken saat tam 00:00 olacakken ‘’Hac?m bak böyle böyle demedik.’’ Üstelik adam seni surat?ndan bile tan?m?yor sonuç olarak, b?rak art?k lütfen ya. Tam bizlik ?eyler bunlar.  O kadar bekledik ki biz delirip kurba?a öptük. Ve hep bekliyoruz süslenip hayat?m?z? de?i?tirecek adam?, diz çöküp seni ??mart?p egonu delirtece?i günü. Sonra tak?lan tekta?la ölçece?iz sevginin boyutunu. Küçükse e?er utanaca??z mesela. Büyükse de tam bana göre i?te deyip kabaraca??z. Göstermelik dünyada göstermelik insanl?klar, sevgiler, mutluluklar, üzüntüler. Son olarak ?ey söyleyeyim mi herkes her ?eyin fark?nda. Ha bu arada prenses, sen bir prenses de?ilsin.

Hakkında İrem Çevik

1996 Yılında İstanbul’da dünyaya geldim. Uzun bir geçmişe sahip olmamakla birlikte ilk ve ortaokul eğitimimi İstanbul’da tamamladım. Güzel Sanatlara olan yeteneğim çizim / resim üzerinde ağırlıkta olmasına rağmen lise tercihimi Kocaeli Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi’nde müzik bölümünden yana kullandım. Üniversite sürecim İstanbul Teknik Üniversitesi Müzikoloji Bölümünde devam etmekte. Bunun yanında Işık Üniversitesi Müzik Kulübünce çıkarılan 3-2-1 Kayıt adlı dergide müzik üzerine yazılar yazmaktayım. Hobi olarak çizimle ilgilenmeye devam etmekte ve onu profesyonel düzeye çıkartmak için çeşitli girişimler içindeyim. Sevgilerimle…

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*